Sayfalar

29 Haziran 2010 Salı

Manisa Ağız Ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi, Diş Hekimi Ammar HEKİMOĞLU: YENİ HASTANE BİNASI MÜJDESİ VERDİ

Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ve çalışma koşulları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bu merkez yaklaşık 5 sene önce kurulmuş o zaman için bu kadar çalışanı yokmuş bugünlerde ise 46 hekimimiz var, idari personel, diğer yardımcı personel ve taşeron firmaların elemanlarını eklersek toplam çalışanımız 150’yi bulur. Bakılan hasta sayısında ise baya artış oldu, günlük 750-850 hasta arasındadır. Bütün bunları göz önünde bulundurarak: bu hizmetin, bu kadar dar ve yetersiz mekanlarda verilemeyecek hale geldiği ortadadır. Yani bu mekanlar misyonunu yitirmiştir, yakında değişeceği müjdesini verebiliriz.

Hangi dallarda uzman hekimleriniz mevcut?
Uzman hekim(bir dalda doktora yapmış hekim) sayımız 4 tür, Periyodonti (diş eti hastalıkları), Pedodonti (çocuklara yönelik tedaviler), Protez (tüm protez işlemleri içerir, Endodonti (dişin iç yapısı yani kanal tedavileriyle ilgilidir).

Diş ile ilgili her türlü hastalığı tedavi edebiliyor musunuz?
Maalesef hayır, örneğin: dişlerde oluşan diş çapraşıklarını ve sürme bozuklukları ORTODONTİ uzmanımız olmadığından yapamıyoruz , aynı şekilde bazı tam gömük diş vakalarında ÇENE CERRAHİSİ uzmanımız olmadığından müdahale edemiyoruz aynı sebepten dolayı da implant (çene kemiği içinde vida yerleştirme) yapamıyoruz.

Diş sağlığı açısından hastanenizin uzman veya hekim eksiği var mı?
Yukarıda bahsettiğimiz iki uzmanı bu mekana şimdilik getiremedik, MANİSA için büyük kayıp, çünkü bu hastalar İZMİR’e sevk ediliyor.

Hastanenizde tedavi olacak hastalara randevu sisteminiz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Hastanemize ilk defa gelen hastalar hemen muayene edilir acil yapılması gereken ne varsa yapılır, diğer işlemler için (dolgu, protez gibi) randevu verilir. İnternet sitemizde ayrıca sesli görüşme de yapılır, telefondan da randevu alınabilir.

Ağız ve diş sağlığımız için neler öneriyorsunuz?
Ağaç yaşken bükülür misali, hastalık oluşmadan hastalığı önlemek gerekir. Yani bu işe çocuk yaştan itibaren başlamak, en önemlisi mekanik temizleme yani diş fırçalama alışkanlığını çocuklara kazandırmak gerek bu da büyüklerden örnek alarak ve teşvik edilerek olur, ikinci önemli husus periyodik olarak altı aylık hekim kontrolü, bunun yanında beslenme alışkanlıkları da önemlidir. Örneğin abur cubur, asitli içecekler ve şekerli gıdalar… Fazla tüketilmemesi, sigara ve alkolden uzak durulmasını tavsiye ediyoruz.

Manisa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Diş Hekimi Muammer SÜRER: FIRÇALAMAK İÇİN YEMEK ŞART DEĞİL!

Diş çürüğünü nasıl önleyebiliriz?
Diş çürüğünü önlemenin en etkili yolu tabi ki düzenli fırçalamaktır. Bunun yanında diş ipi kullanımı ve gargara kullanımı da çürüğü engellemek için yapılması gereken temizlik yöntemleridir.

Fırçalama günde en az kaç kez yapılmalı?
Diş fırçalama günde üç kez yapılmalıdır. Genelde bilinen yemeklerden sonra diş fırçalanması gerektiğidir ancak öğün atladığımız durumlarda da dişlerimizi fırçalamamız gereklidir. Çünkü fırçalama sonrası yaklaşık 8 saat sonra (yemek yemesek bile) ağız içerisindeki bakteri seviyesi tekrar üst seviyeye çıkar.

Bir diş fırçasını kullanma süresi ne kadar olmalı?
Diş fırçasının kullanım süresi 5-6 aydır. Yani en geç 6 ayda bir fırçanın değiştirilmesi gereklidir.

Doğru diş fırçalama nasıl olur?
Fırçanın kuru olması önemlidir. Diş fırçası fırçalama öncesi suyla ıslatılmamalıdır. Fırçalama sırasında belli bir sıraya uyulmalıdır. Fırçalama yaparken her iki çeneyi ayrı fırçalamak gerekir. Mesela üst çenenin iç tarafından ve en arka dişten (sağ veya sol)başlanarak fırça dişe ve diş etine 45 derece açıyla gelecek şekilde yerleştirilip diş etinden dişe doğru süpürür tarzda fırçalanmalıdır. Bu hareket 3-4 defa tekrarlandıktan sonra fırça yaklaşık bir diş veya bir fırça boyu kaydırılarak üst iç taraf bitirilip üst dış tarafa geçilmeli, üst çene tamamlandıktan sonra alt iç ve alt dış taraf temizlenmelidir. Daha sonra dişlerin çiğneyici yüzeyleri fırçalanmalı. Son olarak da dil fırçalanmalıdır.

Dilin fırçalanmasını da öneriyor musunuz?
Evet, dilin fırçalanmasını öneriyoruz. Ağız ortamında bulunan bakterilerin büyük çoğunluğu dil üzerinde bulunmaktadır. Dilin bakterilerin tutunmasına ve üremesine uygun yapısından dolayı bu bölgedeki bakterilerin uzaklaştırılması için dilin fırçalanması kesinlikle gereklidir. Fırçalama işlemi dilin arkasından öne doğrun yapılmalıdır.

Diş fırçası seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Diş fırçası seçerken kaliteli fırçalar kullanmakta yarar vardır. Tavsiye edebileceğimiz diş fırçası tipi enine 4 sıra, boyuna 6-8 sıra yuvarlatılmış kılları bulunan fırçalardır.

Sadece fırçalama yeterli mi, mutlaka macun kullanılmalı mı?
Diş fırçalamanın asıl amacı ağza yerleşmiş bulunan bakteri ve yiyecek artığını ağız ortamından uzaklaştırmaktır. Macun kullanımı elbette gereklidir. İçerisinde bulunan dişin dokusunu destekleyici ve ağzın hoş kokmasını sağlayan maddeler vardır ancak asıl olan bakterinin ve yiyecek artığının ağız ortamından uzaklaştırılmasıdır.

Hangi diş macunu?
Şu an piyasada bulunan diş macunlarının hemen hepsi bizim için gerekli olan flor ve benzeri destekleyici maddeleri yeterli seviyede içerisinde bulundurmaktadır. Bu yüzden hangi macun ile fırçalamak isterseniz onu kullanabilirsiniz. Eğer özellikli bir diş macunu kullanımı gerekli ise bunun diş hekimine sorularak kullanılmasında fayda vardır.

Manisa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Diş Hekimi Asım TOKUL: DİŞ SAĞLIĞI İÇİN FIRÇA YETMEZ!

Ağız ve diş bakımı için fırça ve macundan başka neler kullanılabilir?
Ağız ve bakımı için fırçalama yoluyla yapılan mekanik temizlik yanında ağız hijyenini sağlamada yardımcı bazı enstrüman ve kimyasal maddeler vardır. Bunlar arasında diş ipleri, ortodontik tel ve apreyler ile sabit protezleri temizlemek için özel olarak hazırlanmış fırçalar, ağız gargaraları başta olmak üzere son yıllarda çeşitleri giderek artan sıvı ağız bakım ürünleri sayılabilir.

Diş ipi nasıl kullanılır?
Ortalama 30 cm diş ipini kesin ve parmağınıza dolayın. Boş tarafını diğer elinizdeki parmağınıza dolayın. Parmaklarınızla diş ipini gergin olarak tutun. Nazik bir biçimde diş ipini dişlerinizin arasından geçirin. Diş ipini her bir dişin yan tarafına tutarak yukarı aşağı sıyırın. Diş ipi kirlendiğinde parmağınıza sarın ve diğer parmağınızdan temiz kısımdan biraz daha açın. Son olarak, dişleriniz arasındaki her boşluk için tekrarlayın. Değişik özellikte diş ipleri bulunmakla birlikte flor içeren tipleri ara yüz çürüklerini önlemekte yararlıdır.

Sıvı ağız bakım ürünlerini öneriyor musunuz?
Evet. Bu ürünler fırçanın ulaşamadığı mekanik temizliğin yeterince yapılamadığı bölgelerle, dil ve çevre dokularda hijyen sağlamak için yararlıdır. Bu ürünler, hekim tavsiyesi olmadan gelişigüzel ve gereğinden fazla kullanılırsa, normalde var olması istenen faydalı ağız içi bakterileri (flora) istenmeden ortadan kalkacağı için ağız içi mantar enfeksiyonları gibi hastalıklara yol açabilir.

Bu ürünleri kullanma diş fırçalamanın yerini tutar mı?
Hayır. Bu ürünler fırçalamaya ek olarak kullanılması gereken ürünlerdir. Mekanik temizleme olmadan hiçbir zaman tek başına yeterli bakımı sağlamaz.

Kürdan kullanımı konusunda düşünceleriniz nelerdir?
Kürdanın ağız bakımında yeri yoktur. Hem üzerinde taşıması olası mikroplar ile hem de mekanik yönden diş etine verebileceği zararlar göz önüne alındığında kürdan kullanımını tavsiye etmiyoruz.

Flor ne işe yarar?
Flor yetişme çağındaki çocuklarda dişlerin gelişimine katkıda bulunup mine tabakasının yapısına katılarak çürüklere karşı direnç kazanmalarını sağlar. Yetişkinlerde de hassasiyet giderici etkiye sahiptir. Kullandığımız diş macunları ve ağız bakım suları yeterli oranda flor içerse de diş hekiminiz sizin durumunuza göre ayrıca daha yoğun flor içeren preparatlar uygulayabilir.

Misvak gerçekten diş sağlığı için yararlı mıdır?
Evet. Misvak diş fırçasını fonksiyonunu görmesinin yanında içerdiği özel bir kimyasal maddenin etkisiyle ağız ortamındaki zararlı bazı bakterileri öldürür ve ağız kokusunu giderir.Diş ve dişetlerine parlaklık ve canlılık verir. Dişleri beyazlatır. Bunun yanında hazmı kolaylaştırıcı etkisi olduğu da araştırmalarla gösterilmiştir.

23 Haziran 2010 Çarşamba

SINAV KAYGISINA ÇÖZÜM: KENDİNİ VE SINIRLARINI BİL!

Sevgili Manisalı hemşerilerim,
Üniversiteye giriş sınavının birincisi geçti. Önümüzdeki hafta sonu da ikincisi olacak. Bu nedenle 2 haftadır ilan verdiğimiz ağız-diş sağlığı konularını haftaya işleyeceğim. Bu hafta da konumuz sınav stresi. Konuğumuz Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr.İsmail Yavaş. Ben kendisi ile yeni tanıştım ama sizler onu daha önceden tanıyor olabilirsiniz. İnternette biraz araştırınca çok sayıda yazı ve değerlendirmesini gördüm. Kendisine daha çok çözüm yollarını ile ilgili sorularımızı yönelttim. Geçen hafta da belirttiğim gibi bu branşta şehrimizde iki uzman doktorumuz var. Kendilerine çok teşekkür ediyorum.
Uzmanlarımızın verdiği bilgiler dışında ben de sizler için faydalı olacağını düşündüğüm bazı bilgiler vermek istiyorum. Sonuçta ben de hem tıp doktoru hem de üroloji uzmanı yetiştiriyorum ve tüm hayatım sınavlarla geçti. Kanımca en önemli konu kişinin sınırlarını bilmesi ve kendini tanımasıdır. Eğer doğru hedefler koyarsanız ve gerektiği şekilde çalışırsanız başarı öyle veya böyle gelir sizi bulur, hiç merak etmeyin. Ayrıca bırakın çocuğunuz sizin olmak istediğiniz değil, kendi olmak istediği mesleği seçsin. Avukat mı olmak istiyor, götürün avukatlarla konuşsun, adliyeye götürün. Hangi mesleği seçmek istiyorsa o meslek sahipleri ile tanıştırın. Hangi üniversiteye gitmek istiyorsa oraya götürün, oranın havasını koklasın. Siz elinizden gelen her türlü yardımı yapın, desteği verin, bilgilerinizi aktarın ama bırakın kararı kendisi versin.
Hiç bir insan nasıl birbirine benzemiyorsa, zekamız ve özelliklerimizde benzemez. Bu nedenle asla çocuğunuzu başkaları ile kıyaslamayın. Sonuç endeksli değil, süreç odaklı ve yapıcı eleştiri sistemi geliştirin. Eleştiride kişiliği zedeleyici unsurları bulundurmamaya çalışın. Ayrıca çocuğunuzu sıkmadan, ama hep kontrol altında tutarak, yanında olduğunuzu hissettirin. Ona evinizde iyi bir çalışma ortamı sağlayın. O içeride ders çalışırken siz onunda seveceği dizileri, filmleri yüksek sesle izlerseniz konsantre olamaz. Veya her akşam bir misafir geliyorsa yine verimli çalışamaz. Çocuğunuz için siz de bazı şeylere katlanmak zorunda olduğunuzu unutmayın.
Sürekli doğruyu göstermeye çalışan ve bu yönde müdahale eden ebeveyn olmak yerine, rehber ve model olmayı tercih etmeliyiz. Uzmanların hep söylediği şeylerden biri de çocuğunuzun hata yapmasına şans tanımak, hatalarının sonucunda bedel ödemesine imkan bırakmak, güven ve cesaret vermek. Hadi son iki kısım tamam ama maalesef ben de ilk cümlede söylediklerimi yapamıyor, çok zorlanıyorum. Bence yaşamdaki en zor şeylerden biri, bir şeyin nasıl en iyi yapıldığını bilmenize rağmen, onu düşe kalka, hata ile başkasının yapmasını seyretmek. Neyse sonuçta “hocanın yaptığını değil, dediğini yapmalısınız!”.
Kazanamamak dünyanın sonu değildir. Yaşamda her zaman başka bir çıkış yolu vardır. Düşünceler endişeleri ve geriliminizi artırıyorsa; öğrenme yeteneğinizi azaltacaktır. Bu nedenle zihninizdeki endişe ve korkuları rafa koyun, sınav sonrası düşünmeye çalışın. Şimdi çalışma zamanı. Geçmişteki başarılarınızı ve öğrendiklerinizi düşünün, öğrenemediklerinizi değil. Her zaman “başaracak gücüm var” demeye çalışın.
Sınav sırasında son önerimde derin nefes alma taktiği. Bunu ben de zor ameliyatlarda uygularım. Aynı bebekler gibi karnınızı iyice şişirerek, ciğerlerinizi çatlarcasına gerdirerek, yavaş yavaş ama derin, 3 kez nefes alın. Göreceksiniz daha parlak düşünmeye başlayacaksınız. Umarım başarılı olacağız sonuçlar alırsınız, bu ülkenin geleceği sizlersiniz.
Sağlıkta Gündemi okuyun sağlıklı yaşayın.

SINAV STRESİNE PRATİK ÖNERİLER...

SINAV ÖNCESİNDEKİ TAKTİKLER
Yeni konu çalışmayı bırakın
Geçmiş yıllara ait soruları, cevapları ve çözüm yollarını dikkatle inceleyin
Uyku düzeninizi oluşturun, erken yatmaya alışın
Bir gün önce sınav yerinizi mutlaka görün
Son gece uyumak için ilaç almayın
Mutlaka sıkı kahvaltı yapın ancak midenizin bir sürpriz yapmasını istemiyorsanız yediklerinize dikkat edin
Evden çok erken çıkmak ya da geç kalmak stres yaratır
Sınavla ilgili evraklarınızı tam olarak aldığınızdan emin olun
Sınavın başlamasına 10 dakika kala tüm ihtiyaçlarınızı gidermiş olarak yerinize oturun
İhtiyacınız kadar su tüketin aşırısı zaman kaybına yol açacaktır.

SINAVA BAŞLARKEN
Sınav kitapçığını dikkatlice inceleyin. Tüm uyarıları dikkate alın. Önem verin.
Sınavınızın geçerli olması için kurallara uymak zorundasınız.
Yönergeleri doğru anlamak için çaba harcayın.
Yanıt anahtarının adınıza düzenlenmiş olup olmadığını kontrol edin.
Kitapçık ve cevap anahtarının ilgili bölümlerini dikkatlice doldurun.
Soru kitapçığının eksiksiz ve baskısının tam olduğundan emin olun.

SINAV ANINDA
Ana kelimelerin altını çizin, altı çizili sözcüklere ve olamaz, söylenmez, değildir gibi olumsuzluk eklerine dikkat edin.
Bütün seçenekleri okumadan cevap vermeyin.
Çeldiricilerin ilk şıklara konulma ihtimalini göz ardı etmeyin.
Soruları defalarca okuyup kafanızı karıştırmayın.
Yanlış seçenekleri bulup elemeye çalışın.
Anlamadığınız bir şıkkı otomatik olarak elemeyin.
Yanlışlığından emin olmadıkça verdiğiniz ilk cevabı değiştirmeyin.
Sınav şansınızı test etme yöntemi değildir, ya tutarsa? Demeyin. Çünkü tutmadığı gibi doğru yaptığınızı da kaybedersiniz.