Sayfalar

biyopsi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biyopsi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2010 Perşembe

Tiroit Kanserleri: Hastalık 1-0 öne geçmeden top henüz sizde!

Sevgili Manisalı hemşerilerim,
İnsan ne ise, hangi sistemle çalışıyorsa yaşam ve evrende aynıdır. Benim durduğum yerden her şey o kadar birbirinin aynı, benzeri görünüyor ki anlatamam. Hastalık anlayana geliyorum der aslında. Ama insan bir türlü önlem almaz, almak istemez. Önünde sonunda kaçınılmaz son, hastalık gelir dayanır. “Daha dün çok iyiydi, hiç bir şeyi yoktu, çok güçlü görünüyordu” denilir; ama nafile. Artık iş işten geçmiştir. İş bu noktaya geldiğinde de artık hastalık 1-0 öndedir. Biz önce onun meydana getirdiği arızaları ortadan kaldırmaya çalışırız. Ardından hastalıkla savaşmaya başlarız. Halbuki ilk bulgular, işaretler gelmeye başladığında soruna bir göz atılsa iş bu seviyeye gelmeyecek, gelse de sorunu çözmek daha kolay olacak.
İnsan vücudunda hastalıkların durumu ne ise, aile sorunları, şirket sorunları ve hatta ülke sorunlarında da, siyasette de durum aslında birebir böyledir. Bunlara daha fazla örnek vermek isterdim ancak bu sayfada sadece “sağlık” olacak, “siyaset, politika” olmayacak demiştim, kendi kuralımı bozmayayım. Arif olanlar anlarlar.
İşte tiroit kanserinde de benzer durum söz konusudur. Eğer düzenli aralıklarla kontrole gitmiyorsanız maalesef hiç bir bulgu vermeyebiliyor. Genellikle boyun bölgesinde bir kitle, şişlik olur. Bu yeni oluşumun incelenmesi sonucu tanı konulur. Çözüm ise ya ameliyat yada ışın tedavisi, kemoterapi gibi diğer alternatif tedavi yöntemleri kullanılır.
Vücudumuzda tiroit gibi salgı yapan organlara “endokrin” organlar, bu konuyla ilgilenen uzmanlara da “endokrinolog” denilmektedir. Endokrinoloji, dahiliye ana branşının bir alt bölümüdür. Yani endokrin uzmanları önce 6 yıl tıp fakültesi, ardından 5 yıl dahiliye ihtisası ve sonra ayrıca 3 yıl endokrin üst ihtisası yapar. Tiroit bezi ve hastalıkları da endokrin bölümünün konusudur. Ancak bu bölüm ameliyat yapmaz, sadece tıbbi, ilaçla tedavi kısmıyla ilgilenir. Üniversite hastanesi Dahiliye bölümü Endokrin Bilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr.Bilgin Özmen tiroit bezi, fonksiyonları ve kanseri ile ilgili sorularımızı yanıtladı.
Tiroit organında ister kanser, ister iyi huylu büyümeler (guatr) olsun eğer ameliyat gerekiyorsa, bu işlemi de genel cerrahi uzmanları yapar. Yine üniversitemizden, özellikle bu hastalıklarla ilgilenen genel cerrahi uzmanlarımız Prof.Dr.Hasan Aydede ve Prof.Dr.Yamaç Erhan tiroit kanserinin tanısı, tedavisi ve ameliyatı ile ilgili sorularımızı yanıtladılar.
Sonuçta benim önerime gelince yılda bir gün “sağlık günü” önerimi hatırlatırım. Hastalanmadan doktora gidiniz. Vücudun neresinde olursa olsun her türlü kitle, şişlik mutlaka doktor kontrolü ister. Kahvedeki arkadaşınızın veya komşunuzun lafıyla vakit kaybetmeyiniz. Artık tıp ilerledi; eskiden öldüren pek çok kanser türünü günümüzde erken yakalarsak tedavi edebiliyoruz. Önemli bir başka bulgu da “kanama”dır. Yine her nereden olursa olsun, özellikle idrardaki kanamalar çok önemli olabilir. Lütfen, yalvarırım hemen gelin. Çünkü ilk başta her türlü hastalığı yenebilecek gücümüz var.
Sağlıkta gündemi okuyun sağlıklı kalın.

Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç.Dr.Bilgin Özmen: Tiroit nodülleri iyi değerlendirilmeli!

Tiroit bezi vücudumuzun neresinde bulunur?
Tiroit bezi, soluk borusunun ön bölümünde adem elması’nın altında yerleşmiş ve iki lobdan oluşan önemli bir iç salgı bezidir. Guvatr terimi ise, tıp dilinde tiroit bezinin büyümesine verilen bir isimdir.

Tiroit bezi nasıl çalışır ve görevleri nelerdir?
Tiroit bezi kendi başına çalışan bir organ değildir. Tiroit hormonu yapma ve kan dolaşımına verme görevini diğer iç salgı bezleriyle ilişkili olarak yapar. Özellikle, beyinde bulunan “hipofiz” bezin ön kısmından salgılanan “tiroit salgısını uyaran hormonunun” etkisine bağlı olarak tiroit hormonlarını salgılar.
Vücudumuza besinler veya su ile sağlanan iyot’un, tiroit bezinde tiroit hormonunun yapılmasında önemli bir görevi vardır. Tiroit hormonlarınn başlıca görevleri; kalp atım hızının ayarlanması, zekâ gelişimi, merkezi sinir sistemi ile birlikte vücudun normal büyümesi ve gelişmesini düzenlediği gibi, vücut ısısının ve enerjisinin oluşmasını düzenler. Dolayısıyla tiroit bezinde üretilen iki hormonun fazla yapılması veya az üretilmesi o kişide bazı önemli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Nodül nasıl saptanır?
Tiroit bezindeki nodül hastanın kendisi tarafından fark edilebildiği gibi, gitmiş olduğu doktorun muayenesi sırasında saptanabilir. Ayrıca, değişik şikayetler nedeniyle hastanın boyun bölgesine inceleme amaçlı olarak ultrasonografi yapıldığında veya akciğer grafisi çekildiğinde tiroit bezinde bulunan büyük nodül fark edilebilir.

Tiroit nodülü hangi sıklıkla görülür?
Yapılan toplum çalışmaları, erkeklerde her 100 kişiden birinde, kadınların her 100 kişiden beşinde, tiroit bezindeki bir santim veya bir santimin üzerinde nodülün muayene sırasında elle fark edilebildiğini göstermiştir. Ancak tiroit bezine ultrasonografi yapıldığında nodülün saptanabilme oranı %20 ile %70’lere çıkmaktadır. Kısaca nodül için tiroit bezinin değerlendirilmesinde “ultrasonografi” daha güvenilir bir teşhis metodudur.

Nasıl tanı koyuyorsunuz?
Muayene sırasında veya ultrasonografi ile bir santim veya bir santimden daha büyük nodül saptandığında “tiroit sintigrafisinin” çekilmesi gerekir. Bu sayede nodülün soğuk, sıcak ve ılık ayırımı yapılır. Nodüllerin yaklaşık % 70-80’nini soğuk nodül, % 10’unu sıcak nodül, ve % 10’unu ılık nodül oluşturur. Soğuk nodülde kanser oranı biraz daha fazla olup, kanser görülme oranı %5 ile %10 arasında değişmektedir. Sıcak nodülde kanser oranı çok daha düşüktür. En iyi ve güvenilir bilgi ince iğne biyopsisinin yapılmasıyla sağlanır.

Biyopsi ağrılı ve sıkıntılı bir işlem mi?
Oldukça basit, yapılması kolay ve son derece küçük iğne ucu kullanılarak yapıldığından ağrı oluşturmayan bir tetkiktir. Damardan kan alınır gibi tiroit bezindeki nodülden hücre grupları alınır. Biyopsi bir ameliyat değildir, hastanın biyopsi sırasında aç veya tok olması önemli değildir.

Kanser şüphesi olan nodüller hangi nodüllerdir?
Nodül yapılan tedaviye rağmen hızla büyüyorsa, boyun bölgesinde lenf bezlerinde anormal büyüme varsa, nodülün kendisi çok sert ve yapışık ise, seste kalınlaşma veya seste kısıklık yapıyorsa, hastanın birinci derece yakınlarında tiroit kanseri olan birisi bulunuyorsa, hastanın yaşı 20’nin altında veya 60’ın üzerinde ise tiroit kanseri yönünden dikkatli olunması gerekir.

Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof.Dr.Hasan Aydede: Guatr başka, kanser başka!

Tiroit bezinin görevi nedir?
Tiroit bezinden salgılanan hormonlar vücut için çok önemlidir ve her bir hücremizin çalışma hızının ayarlanmasında rol oynarlar. Günümüzün tıbbi olanakları ile kandaki tiroit hormonu seviyelerini ölçerek tiroit bezinin nasıl çalıştığını anlayabiliyoruz.

Tiroit kanserinin bulguları nelerdir?
Tiroit kanseri tanısı alan hastalarda doktora gitmelerini sağlayan temel şikayet tiroit bezinde nodül yani yumru, kitle ele gelmesidir. Tiroit bezinde nodül saptanması ayni zamanda iyi huylu bir hastalık olan guatrda da görülmektedir. Bu nedenle tiroit bezinde nodül olan hastalarda bu yumrunun iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun araştırılması gereklidir.

Nasıl tanı koyuyorsunuz?
Tiroit bezinde nodül saptanan hastalarda öncelikle tiroit bezinin nasıl çalıştığı araştırılmalıdır. Bu nedenle olgularda ilk olarak kandaki tiroit hormonu seviyelerini ölçüyoruz.
Bu ölçüm sonucu bezin az çalıştığı (hipotiroidi) veya çok çalıştığı (hipertroidi veya zehirli guatr) durumlarda öncelikle ilaç tedavisi ile kan hormon seviyelerinin normale dönmesini sağlıyoruz. Hormon seviyesi normal olan hastalara derhal tiroit ultrasonografisi uyguluyoruz. Bu tektik bize tiroit bezinde nodül olup olmadığını ve eğer varsa nodülün özellikleri hakkında da çok önemli bilgiler sağlamaktadır, nodülün içinin dolu olması, çevre sınırının düzensiz olması gibi bulgular bizim için risk ifade etmektedir. Bu bilgilere göre şüpheli olan nodüllerden iğne ile hücre almaya karar vermekteyiz. Tiroit ultrasonografisindeki önemli bir nokta da yapan kişinin deneyimli olmasıdır.

Biyopsi ağrılı ve sıkıntılı bir işlem mi, biyopsi sonucu hastanenizde ortalama kaç günde çıkıyor?
Tiroit bezindeki şüpheli görünen nodüllerden iğne batırarak hücre alıyoruz bu işleme ince iğne biyopsisi adı verilmektedir ve daha sonra bu hücreler bu konuda uzman hekimler tarafından değerlendirilerek kanser şüphesi olup olmadığı ortaya konulmaktadır. Bu hücre alma işlemi ultrason eşliğinde yapılırsa doğru tanı şansı artmaktadır çünkü iğneyi batıran kişi iğnenin ucunu risk içeren alana doğru daha iyi yönlendirebilmektedir.
İnce iğne biyopsisi ciddi anlamda ağrılı bir işlem değildir, örnek vermek gerekirse kalçadan yapılan bir iğneden daha fazla ağrı duyulmaz. Bu aşama zaman isteyen bir süreçtir, bu süre bizim hastanemizde ortalama bir haftadır.

Tiroit kanserine yol açan nedenler nelerdir?
Maalesef tiroit kanserine yol açan nedenleri tam olarak bilmiyoruz. Ancak bazı risk faktörlerinden söz edebiliriz. Tiroit kanserlerinin bazı tiplerinde çok net bir şekilde genetik yatkınlık söz konusudur. Örneğin tiroit papiller kanserlerin %7 kadarı medüller kanserlerin de %25 kadarı aileseldir. Ailesinde anne, baba, kardeş gibi birinci derecede yakınlarında tiroit kanseri bulunan kişilerde çok dikkatli olunmalıdır.
Tiroit kanseri için bir başka riskte özellikle çocuklukta baş boyun bölgesine radyasyon uygulanmış olmasıdır. Çernobil nükleer kazasından sonra bu bölgede tiroit kanseri görülme sıklığı 60 kat artmıştır.
Tüm bu bilgiler hastalarımızı korkutmamalıdır, tiroit kanseri günümüz tıbbi olanakları ile etkin şekilde tedavi edilebilen, hastaların önemli çoğunluğunun tamamen iyileştiği bir kanser türüdür.