Sayfalar

Doç.Dr. Yavuz Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doç.Dr. Yavuz Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2010 Perşembe

CBÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç.Dr.Yavuz KAYA: Akut Pankreatit'in En Önemli Nedenlerinden Biri Alkoldür!

Akut pankreatit olan hastaları nasıl tedavi ediyorsunuz?
Akut pankreatitin tedavisinde başarının öncelikli koşulu pankreatitin şiddetinin derecelendirilmesidir. Bu dereceleme ile hastaları ılımlı veya ağır akut pankreatit olarak ayırabiliriz. Ağır akut pankreatit gurubu hastaların yaklaşık %20-30 kadarını oluşturur. Ilımlı akut pankreatit hastalarında yatak istirahati, ağızdan beslenmenin kesilerek pankreasın dinlenmeye alınması ve beslenme ihtiyacı için damardan serum ve beslenme sıvılarının verilmesi temel ilkelerdir. Bu yaklaşımla ılımlı akut pankreatit hastaları 1-2 hafta içerisinde iyileşir. Ağır akut pankreatit hastalarında tedavinin gidişatını belirleyecek olan ortaya çıkacak pankreas dışındaki organ yetmezlikleri ve metabolik sorunlardır. Bu hastalarda yukarıdaki tedavi yaklaşımına ek olarak çeşitli ilaçlar ve farklı serumlar tedaviye eklenir. Ortaya çıkan sorunlara yönelik farklı tedavi şekilleri uygulanır. Bunlar arasında cerrahi girişimden dializ yöntemlerine kadar değişen farklı tedaviler yer alır. Tüm akut pankreatitli hastalarda pankreatitin nedeni belirlenerek pankreatitin tekrarlamasını önlemek için nedene yönelik tedavilerin de mutlaka yapılması gerekir.

Hangi durumlarda ameliyat öneriyorsunuz?
Akut pankreatitin kendisi ameliyat gerektiren bir durum değildir. Ancak, hastalığın seyri sırasında özellikle ağır akut pankreatit hastalarında ortaya çıkan sorunlara yönelik ve hastalığa yol açan nedenlere yönelik ameliyatların yapılması gerekebilir. Bazen her türlü ilaç tedavisine rağmen durumu düzelmeyen hastalarda son çare olarak organ yetmezliklerine ve metabolik sorunlara neden olan ölü pankreas dokularını vücuttan uzaklaştırmak için ameliyat gerekli olabilir.
Yaşamı tehdit eden bir durum mu?
Her türlü tedaviye rağmen ağır akut pankreatit hastalarının yaklaşık %5-20 sini hayata döndürmek mümkün olmayabilir. Bu durum, tüm akut pankreatitli hastaların %1-10arasında hayatını kaybetme riskinin varlığı demektir.

Bildiğimiz kadarıyla alkol alımı önemli bir faktör, tedavi sonrası mutlaka bırakılmalı mı?
Akut pankreatitin tedavisinin tamamlanabilmesi için hastalığın tekrarını engellemek gerekir. Bu nedenle akut pankreatite yol açan sebep ortadan kaldırılmalıdır. Ülkemizde safra taşları ve alkol alımı en önemli akut pankreatit nedenleridir. Safra taşları ameliyatla ve/veya endoskopik ve laparoskopik yöntemlerle çıkarılmalıdır. Aynı şekilde eğer akut pankreatitin sebebi alkol ise alkol alımı mutlaka bırakılmalıdır.

Alınan alkol miktarını veya oranını azaltmak çözüm mü?
Elbette alkolün ne kadar alındığına göre akut pankreatit riski değişir, ancak, alkolü az almakla akut pankreatit olma riskini tamamen ortadan kaldıramazsınız. Bu nedenle alkol alımı bir alışkanlık halinde olmamalıdır.

Risk grubundaki hastalara önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde en sık akut pankreatit nedenlerinin safra taşları ve alkol kullanımı olduğu düşünülürse, safra taşı bulunan veya alkol alışkanlığı bulunanların en kısa zamanda gerekli tedavilerine başlamaları hayati önem arzeder.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

CBÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç.Dr.Yavuz KAYA: Pankreas kanser ameliyatı özel deneyim gerektirir

Pankreas kanseri tedavi edilebilir mi?
Pankreas kanseri çoğunlukla iyileştirilebilir bir hastalık değildir, ancak tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bununla şunu demek istiyorum; iyileştirmek terimi hasta olan organı hastalıktan önceki normal haline geri getirmek anlamında kullanılır. Bu durum pankreas kanserinde mümkün değildir. Ancak, kanserli pankreas kısmını çıkararak kanserin neden olduğu sorunları ortadan kaldırmak mümkündür. Buna tedavi denilmektedir.

Tedavi yöntemleri nelerdir?
Pankreas kanserinin tedavi yöntemleri arasında ameliyatla kanserli pankreas bölümünün çıkarılması, kemoterapi yani kanser ilaçları ile tedavi ve radyoterapi yani ışın tedavisi başlıca tedavilerdir. Bunlar arasında en iyi sonucu aldığımız ve mümkün olan her durumda öncelikle yapılması gereken ameliyatla tedavidir. Bazen kanserin özelliklerine göre bu üç tedaviyi birlikte kullanmamız da gerekebilir. Bu temel tedavilerin yapılamadığı durumlarda kanserin yol açtığı sorunları ortadan kaldırmak ve hastanın kalan yaşamını rahat bir şekilde sürdürebilmesine yardımcı olabilecek endoskopik işlemler veya ultrason ve tomografi gibi görüntüleme cihazları altında yapılan ameliyatsız işlemler de uygulanabilir.

Hangi durumlarda ameliyat yapıyor hangi durumlarda diğer tedavileri uyguluyorsunuz?
Pankreas kanserinin ameliyatı samimiyetle söylemek gerekirse bir insanın olabileceği en ağır ameliyatlardan biridir ve aynı zamanda ameliyatı yapan cerrahi ekip içinde en zorlu ameliyatlardan biridir. Bu nedenle ciddi anlamda deneyim ve uzmanlık gerektirir. Hemen her kanserde her zaman erken tanının önemi üzerinde halkı bilgilendirmeye çalışırız. Erken tanı hastaya gerçekten faydası olacak tedavilerin yapılabilmesi açısından pankreas kanserinde diğer tümörlere göre çok daha fazla önem arz eder. Pankreas vücutta oldukça önemli bir yerde bulunmaktadır. Çevresinde çok yakın komşuluk içinde bulunduğu hayati büyük damarlar ve dokular vardır. Ameliyatla hastaya fayda sağlayabilmek için bu hayati yapıların kanser tarafından tutulmadan tanı konulması son derece önemlidir. Eğer bu aşamada tanı konulmuşsa ilk tercih ettiğimiz tedavi şekli ameliyatla kanserli pankreas kısmının çıkarılmasıdır. Eğer hayati yapılar kanser tarafından tutulmuş veya kanser uzak organlara yayılmışsa kanserin neden olduğu sorunları çözmeye yardımcı olacak daha küçük boyutlu ameliyatlar veya yukarıda bahsettiğim diğer tedavileri tercih ediyoruz.

Pankreas kanseri ameliyatını kısaca anlatabilir misiniz?
Yapılacak ameliyatın şekli kanserin pankreas içinde yerleşimine göre bazı farklılıklar göstermektedir. Standart olarak en çok uyguladığımız ameliyat şekli kısaca şöyle. Anatomik yakın komşulukları nedeni ile kanserli pankreas kısmı, beraber on iki parmak barsağı, midenin alt yarısı, ince barsakların ilk 10-15 cm’lik bölümü, safra kesesi, safra yolları ve tüm bunların çevresinde kanser hücrelerinin kendisine yayılım yolu olarak kullandığı lenf kanalları ve bezleri denilen dokuları bir bütün halinde çıkarıyoruz. Kalan mide, safra kanalları, pankreas dokusu ve ince barsak arasında yeni ve uyumlu ağızlaştırmalar yaratıyoruz. Ameliyattan sonra sindirim sisteminin çalışma mekanizması tamamen değişmiş oluyor. Ancak hastalar buna kısa süre içerisinde uyum sağlıyor ve dikkat etmeleri gereken bazı noktalarla beraber normal şekilde beslenmelerine devam edebiliyorlar.

Ameliyattan sonra hastaların dikkat etmesi gereken konular var mı?
Böyle bir ameliyattan sonra en önemli nokta hayat boyu ameliyatı yapan cerrahın kontrolünde olmaktır. Hastaların, kendilerine söylenecek olan zaman aralıklarında mutlak şekilde kontrol, muayene ve tetkiklerine uymaya azami dikkat etmeleri gerekiyor. Öte yandan konforlu bir yaşam için, sindirim sisteminin çalışma mekanizmasının tamamen değişmesinden dolayı ameliyattan sonraki erken dönemde doktorunun önerdiği beslenme şekline uymaları ayrı bir önem arz ediyor.

Şeker hastalığı Pankreas kanserine neden oluyor mu?
Şeker hastalığının pankreas kanserine neden olduğuna dair kanıtlanmış bir bilimsel veri yok. Ancak tersi bir durum söz konusudur. Çok nadiren, pankreas kanserinin kendisi şeker hastalığına neden olabiliyor. Ancak bu durumun pankreas kanserini olumlu ya da olumsuz etkilediği söylenemez. Çok nadiren de olsa, pankreas kanserine ait belirtiler ortaya çıkmadan önce şeker hastalığının başlaması erken tanının konulabilmesi açısından bir avantaj sağlayabiliyor.

Pankreas kanserli hastalar için genel önerileriniz nelerdir?
Söyleşimizden anlaşılacağı üzere pankreas kanseri zor bir hastalıktır. Ancak hastalar bu zorluk karşısında kesinlikle yalnız değiller. Her hasta için ona özgü farklı bazı uygulamalar yapılması gerekebilir. Bu uygulamalar sonrasında takip edilmesi ve yapılması gerekenleri genel öneriler başlığı altında sıralamak oldukça zor. Bu nedenle, bu konuda, her zaman için konuyla ilgilenen deneyimli bir cerrahın ve gastroenteroloji uzmanının kontrolünde olmanın en önemli nokta olduğunu düşünüyorum.