Sayfalar

kalp krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalp krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2010 Çarşamba

Sağlığınızın/Yaşamınızın Değerini Kaybetmeden Bilin

Sevgili Manisalı Hemşerilerim,
Gazetemiz imtiyaz sahibi Sayın Ahmet Kurşun’un başına gelenler nedeniyle derin bir üzüntü içindeyim. Ben bu satırları Salı akşamüstü yazıyorum ve şuan itibariyle sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Kendisine Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Böyle üzüntülü bir durum olmasa aslında bu hafta yazacak çok şey vardı, özellikle futbol hakkında. Maalesef keyif kaçtı, şaka yapacak, espirili bir şekilde konuyu işleyecek durumda değiliz. Fakat bu vesile ile birkaç uyarı ve sizlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Olayı bana sevgili Nihat Akyol haber verdi. Kendisi telefonda bana “Maalesef Ahmet abide benim gibi pek doktora kontrole gitmeyi sevmeyenlerdendi” dedi. Lütfen sevgili hemşerilerim; eğer sağlığınıza önem veriyorsanız iş bu aşamaya gelmeden sağlık kontrollerinizi yaptırınız. Bölgemizde hala en sık görülen hastalıklar, kalp hastalıkları ve krizidir. Bu nedenle hiç bir şikayetiniz olmasa da, yılda bir kez kardiyoloji kontrolüne gidip kontrollerinizi yaptırınız. Hele hele stresli bir işiniz varsa, sigara içiyorsanız hemen yarın kontrolden geçin.
Bu hafta sizlere ağız ve diş sağlığı hakkında genel sağlık bilgileri vermeye devam edeceğim. Takip edenleriniz bilecektir, daha önce uzmanlarımız hem erişkinlerde hem de çocuklarda genel diş sağlığı hakkında bilgiler vermişti. Sizlere yeniden hatırlatmak isterim ki diş sağlığı, genel vücut sağlığının ayrılmaz bir parçasıdır ve çok önemlidir. Bu nedenle dişlerimizin bakımını yapmalı ve diş hekimlerine düzenli kontrole gitmeliyiz. Bakın ben gerekirse her hafta aynı şeyi yazarım, yeter ki 3-5 kişiye, çocuklarımıza ve gençlerimize bu alışkanlığı kazandırabileyim. Bu bile bana yeter. “SAĞLIĞINIZI KAYBETMEDEN DÜZENLİ KONTROLE GİDİNİZ”.
Ağız ve Diş Hastanesi yıllardır özlemini çektiğimiz şekilde çok güzel hizmetler veriyor. Öğrendiğime göre bu yıl içinde ihalesi yapılacak ve kısa sürede Merkez Efendi Devlet Hastanesi bahçesindeki yeni binasında çok daha güzel imkanlarda hizmet verecek.
Yıllardır dişimde bir problem olacak diye ödüm kopardı. Ağrıdan veya doktora gitmekten korktuğumdan değil, o sırada çekeceğim eziyetten korkardım. Üniversitenin diş polikliniği var ve kendi çalışanlarına hizmet veriyor. Orada da sağ olsun çok değerli meslektaşlarım yıllardır bana çok yardımcı oldular. Ancak onları aşan problemlerde de bir iki defa İzmir’e gitmek zorunda kaldım ve sadece hekime ulaşmak 2-3 günümü almıştı. Şimdi Manisamızda bu imkanlar mevcut ve bu hızla daha da artacak. Diş hastanesinde 4 adet uzmanımız var. Bunlardan protez uzmanı sevgili Dr.Dt.Neslihan Deliağa bu haftaki konuğumuz. Kendisinden yoğun tempo arasında hızlı bir röportaj yaptım ve protezler hakkında bazı bilgiler verdi. Diş hastanesinde gözlemlediğim bir şey var ki çok yoğun çalışıyorlar. Bana bile zorla vakit ayırıyorlar bu nedenle hepsine çok teşekkür ediyorum.
Sevgili Ahmet abiye acil şifalar dilerim.
Manisada Gündemi okuyun sağlıklı yaşayın.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Editör Yazısı: Kalp Krizi Hala En yüksek Ölüm Nedeni!

Sevgili Manisalı hemşerilerim,
Sağlığımızı korumak ve sağlıklı yaşayabilmek için yıllar içinde edindiğim deneyimlerimi sizlere aktarmaya çalışıyorum. Bunların en başında kalbimizi korumak ve ona iyi bakmak olmalı. Biliyoruz ki günümüzde en sık ölüme kalp hastalıkları yol açmakta; özellikle de bizim bölgemizde. Bu hafta “Kalp haftası” olmasını fırsat bilerek sizlere bu konuda bilgi vereceğim. Üniversitemiz kardiyoloji uzmanlarından Prof.Dr.Hakan Tıkız, kalp sağlığı nasıl korunmalı, risk faktörleri nelerdir konularında sorularımı yanıtladı. Merak edilen sorulara oldukça net yanıtlar verdiği için çok teşekkür ediyorum. Yine üniversitemizden bu kez kalp-damar cerrahı Prof.Dr.Hayrettin Şirin; kalp krizi sırasında neler yapabiliriz ve kalp ameliyatı ile ilgili bilgiler verdi.
Geçen yıl 48 yaşında çok sevdiğim kuzenimi ve biricik babamı bu hastalık nedeniyle aniden kaybettim. Daha öncede dayımı bu şekilde yitirmiştim. Söylemeye çalıştığım şu: bu bölgede yaşayanlar olarak hepimiz risk altındayız. Ben de gördüğünüz gibi kötü bir genetik mirasa sahibim. Ne yapacağınızı anlatacağıma ne yaptığımı anlatayım sizlere. Önce kendime bir kalp doktoru buldum; sevgili Hakan Tıkız. Ardından onun önerilerini dinlemeye başladım. Hemen hastane diyetisyenine gittim. 10 yıldır iştahımın %30-35’i ile yaşıyorum. Kilomu korumaya özen gösteriyorum. Ne kadar diyet yapsam da kötü kolesterolüm düşmediği için de yaklaşık 3 yıldır kolesterol düşürücü ilaçlar kullanıyorum; yine meslektaşımın önerisiyle. “Hem risk grubundasın hem de kötü kolesterolün yüksek, buna rağmen sigara içmen intihar etmen demek” dediği için geçen yıl içinde de sigarayı bıraktım. Canım sıkıldığında ya bahçe işleri ile uğraşıyorum ya da motoruma biniyorum, yani ruhumu dinlendiriyorum. Bazen de Türk Sanat Müziği dinliyorum. Yine de ne kadar yaşarız kimse bilmiyor, bilemez de. Biz üzerimize düşeni yapalım da… İşte böyle sevgili okuyucularım, sizlere de bunları öneriyorum. Uzmanlarımızın görüşleri de aşağıda. Hatta devlet hastanesi diyetisyeni sayın Teslime Bilgin hanımefendiden de sizlere beslenme önerileri yazmasını rica ettim, beni kırmadılar çok teşekkür ederim. Bu önerilere uyarsanız kalbinize iyi gelir.
Beslenme konusunda genel önerilerimi de aktarayım sizlere. Öncelikle doğal beslenmeye dikkat etmeliyiz. Pakette ki her şeyden uzak durmaya çalışınız. Bakmayın “kalbe dost” “terayağ tadında” yazan kutulara. Siz bol zeytinyağı ve doğal beslenmiş hayvan sütünden yapılan, ama az miktarda tüketeceğiniz doğal tereyağı tüketin. Midenizin üçte birini suya, üçte birini yemeğe ve içte birini de havaya ayırınız. Gün boyunca sağlıklı besleniniz ancak güneş battıktan sonra yemeği bırakınız ve yine gündüz saatlerinde en az 2,5-3 litre su tüketiniz.
Bana prostat için muayeneye gelenlere hemen soruyorum “hiç genel sağlık kontrolünden geçtiniz mi?” diye. Branşım, üroloji açısından cinsel güçsüzlük, isteksizlik yaşayanlara önerim önce bir kalp muayenesi olunuz. Kan yağlarınızı, şekerinizi, tansiyonunuzu ölçtürünüz. Çünkü kalp hastalığının ilk bulgusu bazen cinsel güçsüzlük olabiliyor. Bu şekilde uyardığım ve inat ettiğim, ardından da anjio ve hatta kalp ameliyatı olarak hala yaşayan çok sayıda hastam var. Eğer beni dinlemeseydiler şimdi aramızda olmayabilirlerdi. Özellikle genç yaşta geçirilen kalp krizleri ölümcül oluyor, dikkat ediniz.
Sonuçta Sağlıkta Gündem’i okuyun sağlıklı olun.

Manisa Devlet Hastanesi Diyetisyeni Teslime Bilgin'den Kalp Hastalarına Öneriler

By-pass veya kalp krizi geçirenlerin ameliyattan önce beslenme konusunda nelere dikkat etmesi gerekir?
By-pass veya kalp krizi geçiren hastalar ameliyattan 12 saat öncesine kadar yağsız, sindirimi kolay, kalbi fazla yormayacak şekilde beslenmelidir. Bu dönemde az yağlı süt, yoğurt ,et ve az yağlı peynirler, az yağlı sebze yemekleri,yağsız salatalar, çorbalar, kepekli ekmek ve bitki çayları tüketilebilir. Ameliyattan sonra ise hastanın durumuna göre ilk 1 veya 2 gün hafif ve sulu gıdalar tüketip takip eden günlerde yanlış olan beslenme alışkanlıkları değiştirilip yeni bir beslenme tarzı geliştirilmelidir. Kalp sağlığını korumanın temeli Akdeniz diyeti diye tabir edilen zeytinyağı ve sebze yemekleri ağırlıklı olan beslenme şeklidir.
Bu hastalar bundan sonraki yaşamlarında nasıl beslenmeliler?
*Kişi boyuna ve yaşına göre uygun ağırlıkta olmalıdır.
*Öğün sayısı arttırılmalı, 4-6 öğün olarak beslenmelidir.
*Ara öğünlerde meyve, ayran gibi yiyecek ve içecekler tüketilmelidir.
*Sebze yemekleri zeytinyağı ile pişirilmeli,1kg sebzeye 2y.k.dan fazla yağ kullanılmamalıdır.
*Diyette posa miktarını arttırmak kolesterol yapımını azaltır. Bu nedenle her öğünde sebze yemeği ve salata tüketilmeye dikkat edilmelidir.
*Ekmek mutlaka kepekli olmalıdır.
*Günde en az 2-4 porsiyon meyve tüketilmelidir.
*Haftada 2 gün kurubaklagiller(kuru fasulye, nohut, mercimek)tüketilmelidir.
*Fazla kahve tüketimi kolesterolü yükseltir ve kalbi yorar bu nedenle günde 1fincandan fazla tüketilmemelidir.
*Yeşil çay kötü kolesterol diye tabir edilen LDLyi düşürür, bu nedenle günde 1-2 fincan tüketilebilir.
*Tuz tüketimi azaltılmalıdır. Günde 1 çay kaşığından fazla tuz kullanılmamalıdır.
*Ca minerali kolesterol ve trigliserit düzeyini azaltır, günde 3 su bardağı az yağlı süt veya yoğurt, 50–60 gr yağsız beyaz peynir ihtiyacı karşılar.
*Fiziksel aktivite arttırılmalı, her gün yarım saat fazla yorulmadan yürüyüş yapılmalıdır.
*Kek kurabiye gibi hamur işleri azaltılmalıdır.
*Etli yemeklere yağ ilave edilmemelidir.
*kızartmalardan kaçınılmalıdır.
*Yağlı et, peynir, süt, yoğurt tüketilmemeli.
*Sakatatlar(karaciğer, dil, dalak, işkembe vb.)tüketilmemeli.
*Cvit. Kolesterolü düşürür bu yüzden günde 5 porsiyon taze sebze meyve tüketilmelidir.
*Avit. Kanın pıhtılaşmasını önlediği için koruyucu etki gösterir, havuç, yumurta balık iyi birer Avit. Kaynağıdır. Haftada 2 kez tüketilmesi önerilir.

Kalp hastalarımız için birörnek menü verebilir misiniz?
SABAH:
60 gr yağsız beyaz peynir. 5-6 tane tuzsuz zeytin veya 2-3 tane ceviz, 2 dilim kepekli ekmek, yeşillik, domates, salatalık vb. Taze sıkılmış meyve suyu, bitki çayları.
ARA: Meyve
ÖĞLE:
3 ızgara köfte, 4–5 kaşık sebze yemeği, 1 kase çorba, 1 su bardağı az yağlı yoğurt, yağsız salata, 2 dilim kepekli ekmek.
ARA: Meyve
AKŞAM:
Zeytinyağlı sebze yemeği, 4–5 kaşık pilav veya makarna, 1 su bardağı yoğurt, yağsız salata, 2 dilim ekmek.
ARA: Meyve

Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof.Dr.Hayrettin Şirin: Günümüzde kalp ameliyatı rutin bir operasyondur

Kalp krizinin belirtileri nelerdir?
Kalbi besleyen damarlardan birinin ya da birkaçının ileri derecede daralması veya tıkanması halinde bu damarların beslemekte olduğu kalp bölgesinde bir hasar ortaya çıkar. Bu olay kalp krizi olarak isimlendirilir. Kalp krizi geçirmekte olan kişi genellikle göğüs ön bölgesinde şiddetli bir ağrı hisseder. Bu ağrı sol kola veya boyna yayılabilir. Kalpteki hasarın yeri ve büyüklüğüne bağlı olarak kalpte atım düzensizlikleri veya tansiyon değişiklikleri de ortaya çıkabilir. Hasta çarpıntı hissedebilir, bazen bayılma görülür. Kalpteki hasarın büyüklüğüne göre ani ölüm ile hastanın kısa bir süre içinde kaybedilmesi de mümkündür.
Ülkemizde ve dünyada koroner kalp hastalığı ve buna bağlı ölümler yaygın ve ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturmaktadır. Asıl önemli olan, bu hastaların kalp krizi geçirmeden teşhis edilebilmesi, yani kalpteki bu koroner damar hastalığının kalpte önemli bir hasara yol açmadan önce saptanabilmesidir. Bu dönemde kalpte genellikle daralmış ama tam tıkanmamış damarlar söz konusudur ve hastalarda buna bağlı kısa süreli göğüs ağrıları ve çarpıntılar ortaya çıkabilir. Bu belirtiler genellikle kalbin kan ihtiyacının arttığı egzersiz, efor veya heyecanlanma sırasında ortaya çıkar, dinlenmeyle düzelir. Bu dönemde bize başvuran ve yapılan değerlendirmeler (koroner anjiografi) sonucu koroner damar hastalığı saptanmış hastalarda cerrahi girişim (koroner bypass) veya diğer uygun tedavilerin uygulanması, yaklaşan bir kalp krizini ve sonuçlarını önleyebilmektedir.

Kriz anında yanındakilere pratik önerileriniz var mı?
Kriz geçirmekte olan hasta dinlenme pozisyonuna alınmalı ve kısa süre içinde bir sağlık kurumuna ulaştırılmalıdır. Bu sırada su, kolonya gibi uygulamaların, hastayı öksürtmenin vb. bir yararı yoktur. Eğer şuur kaybı ve bayılma varsa başın hafif geriye ve yana dönük tutulması nefes almayı kolaylaştırır. Eğitimsiz kişilerin daha ileri düzeyde müdahalelerde bulunması zararlı da olabilir.

Kalp krizi geçiren kişinin dil altı hapı, aspirin alması veya kuvvetli öksürtülmesi faydalı mı?
Göğüs ağrısı hisseden ve kriz şüphesi olan kişilerde dil altı hap veya spreyleri kullanılması ve aspirin verilmesi yararlıdır. Öksürtmenin bir yararı yoktur.

By-pass (açık kalp ameliyatı) zor bir ameliyat mı?
Koroner kalp hastalığı olan hastaların büyük bölümünde kalp damarlarındaki, darlıklar ve tıkanıklıklar yaygındır, tek bir damarda değildir. Böyle hastaların büyük bir bölümünde cerrahi girişim yani koroner bypass gerekir. Koroner kalp hastalığının tedavisi ve kalp krizinin önlenmesinde halen en etkili yöntem koroner bypass operasyonudur. Bypass ameliyatları Kalp Cerrahisi Merkezlerinde en sık uygulanan rutin bir ameliyattır. Bu ameliyat ne hasta ne de cerrah için zor bir ameliyat değildir.

Bu ameliyattan önce hastalarımıza dikkat etmesi gereken önerileriniz var mı?
Hastalarımıza bypass ameliyatından korkmamalarını öneriyoruz. Hekimlerine ve kendilerine güvenen hastalarda en iyi sonuçları almaktayız. Koroner bypass gerektiren durumlarda ameliyatsız çözümler için ısrar edildiğinde çok daha olumsuz sonuçlar gözlemlediğimizi burada belirtmek isterim.

Ameliyat sonrası ne kadar yatırıyorsunuz?
Zamanında ve başarılı şekilde uygulanmış bir koroner bypass sonrasında hastanede kalış süresi ortalama 5-7 gündür. Kişiler genellikle operasyonun ertesi gün ayağa kalkarlar ve günlük olağan işlerini görebilir duruma gelirler.

CBÜ Hastanesinde her türlü kalp ameliyatı yapılıyor mu?
Celal Bayar Üniversitesi Kalp Merkezi’nde her türlü kalp ameliyatı başarıyla yapılmaktadır. Sonuçlarımız ulusal ve uluslararası düzeylerde oldukça iyidir.